Piyale Paşa Camii

Beyoğlu Kasımpaşa’da kendi adını taşıyan semtte yer alan cami, Kanuni Sultan Süleyman devri kaptan-ı deryalarından Piyale Paşa tarafından Mimar Sinan’ a yaptırılmıştır. Yapının banisi Piyale Paşa Hırvat asıllı bir devşirmedir. Enderun’ da yetişmiş, devlet hizmetine girmiştir. Denizcilik alanında büyük başarılar elde eden Piyale Paşa, Sakız fatihidir. Cerbe Adası’nı alan, Mağrib seferlerinin çoğuna katılan paşa Cezayir’in Osmanlı topraklarına katılmasını tamamlamış, Turgut Reis’in Malta kuşatmasında ve Kıbrıs’ın alınmasında önemli rol oynamıştır.

Sultan II. Selim’in kızlarından Gevher Sultan’la yaptığı evlilikten dolayı saraya damat da olan paşa, adını taşıyan camiyi 1573 yılında yaptırır. Evliya Çelebi, cami için bu yerin seçilmesinde Kanuni Sultan Süleyman’ın yeni mahalleler oluşturma arzusunun rol oynadığı söyler. Evliya’ya göre Kanuni, İstanbul’un hızla artan nüfusu nedeniyle tarihi yarımadadaki yığılmayı hafifletmek amacıyla içlerinde Piyale Paşa’nın da bulunduğu bazı devlet adamlarına ferman çıkarıp yeni yerleşimlerin merkezini oluşturacak hayır eserleri yapmalarını ister. Piyale Paşa, cami için seçtiği bu yerde daha önce bir tersane inşa ettirmiş, denizle bağlantısı için de Haliç kıyısından buraya bir kanal kazdırmıştır. Cami inşa edilir, Evliya Çelebi’nin deyişiyle camiye cemaat peyda etmek için paşa denizi oraya kadar götürür. Böylece etrafı mamur olup, cemaati kalabalıklaşır. Fakat Piyale Paşa’nın ölümünden sonra gerekli itina gösterilmez,kanal temizlenmeyerek dolunca kayıkların girip çıkması mümkün olmaz ve herkes evini ileriye taşır. Evliya Çelebi, babasının Kasımpaşa Çarşısı içine dört ağızlı kuyulara kadar denizin geldiğini söylediğini aktarır ve “Bugün padişahlar istese yine denizin iç kısımlara kadar akıtılması kolay bir iştir” der.
Piyale Paşa Camii, Mimar Sinan’ın ilginç ve farklı eserlerinden biridir. Yapı, altı kubbesiyle Anadolu’ da Osmanlı öncesine dayanan ulu cami şemasının geliştirilmiş ve inceltilmiş bir örneğidir. Mimar Sinan’ın bu camiyi inşa ettiği dönemde ulu cami şeması çok geride kalmış, tek büyük kubbeli yapıların hakimiyeti sürmekteydi. Sinan, bu camide merkezi kubbeyi geliştirme çabalarına ara verip, eski bir mimari şemayı kendi çağının estetiği içinde yeniden yorumlamış, deneyimlere açık mimari kimliğinin farklı bir yönünü ortaya koymuştur. Bu cami tam da Mimar Sinan’a uygun uç bir mimari denemedir. Piyale Paşa Camii, kubbeleri, kemerleri, giriş revakıyla değişik, göz alıcı bir yapıdır. İç mekanı örten altı kubbeye karşın ortada kubbeleri taşıyan sadece iki ince sütun bulunur ve mekanın bütünlüğü bozulmaz. İç mekanı çok güzeldir. Çalınan parçalarına rağmen çinilerle süslü mihrabı görkemini yitirmemiştir.

Kapsamlı bir restorasyondan yakın zamanda çıkan cami ve çevresi başarılı bir düzenlemeyle yeniden ibadete açılmıştır.

İstanbulda 100 Mimar Sinan Eseri

Piyale Paşa CamiiMurat KAYA