Kula Emre Köyü

Emre Sultan Türbesi, Emreköyü’ndedir. Emreköyü, Kula’nın şimal-i garbisinde ve Kula’ya üç saat mesafede yüz yirmi haneli, altı yüz nüfusludur. Civarında bulunan eserlerden Saruhanoğulları’ndan daha evvel burada köy ve şehirlerin bulunduğu anlaşılmaktadır.

Emreköyü bugün Kula’ya tabi olduğu halde İstiklal Savaşı’ndan önce Salihli’ye; Salihli’den önce de Adala’ya tabiydi. Saruhanoğulları’yla, Osmanoğulları devrinde, Adata, Saruhan sancağının oldukça önemli kazalarından birisiydi. Emreköyü, Adala’ya iki, iki buçuk saat, Kula’ya ise üç saat mesafededir. Beylikler zamanında, Kula, Germiyanoğulları’nın, Adata ise, Saruhanoğulları’nın kazasıydı.

Emreköyü çok eski bir köydür. Köylüler kendilerinin Türkmen olduklarını söylüyorlar fakat ne zaman gelip yerleştiklerini bilmiyorlar. Civarda bulunan Sandal ve Kenge köylüleriyle yaptığım konuşmalarda bana Emreköyü’nün kendi köylerinden daha eski olduğunu söylediler. Emreköyü’nde bir çeşme bir de cami vardır. Cami, Hicri 954 tarihinde Carullah bin Süleyman adında bir zat tarafından yapılmıştır. Caminin iki satırlı kitabesi şöyledir:

1- Bani-i haze’l-camii’ş-şerif ve’l-makarnü’l-münif sahibü’l-hayrat ve’lhasenat

2- Carullah bin Süleyman fi tarih seneti erbain ve hamsine ve tis’amie. Emre Camii’nin yanında Koca Çeşme vardır. Kitabesinin yazı kısmı kırılmış ve kaybolmuştur. Yalnız tarihinin yazılı olduğu parça kalmıştır ki, bu ya inşa tarihini ya da çeşmenin tamir tarihini göstermektedir. Bu parçada 923 tarihi yazılıdır.

Cami özellikle içindeki kalemişi süslerle görülmeye değerdir. İçerideki kitabeden bu kalemişi desenleri 1808-1809 yıllarında yıllarında Şehzade Abdurrahman Efendi’nin yaptığı anlaşılmaktadır. Manzara resimleri, binalar camiler ve naturmortlar kökboyalarla resmedilmiştir.

Köyün eskiliği hakkında köylüler arasında yaşayan an’aneyi çeşmenin tarihi ve caminin kitabesi de teyit etmektedir. Emreköyü’nün küçük yerleşim yeri olmasına rağmen, eski devirlerde önemli kültür merkezlerinden birisi olduğu yine köyde mevcut kalıntılardan anlaşılmaktadır. Köyde iki hamam enkazı ile bir de medrese temeli mevcuttur.

Tapduk Emre’nin türbesi, köyün kuzeyinde ve köyden 200-300 metre kadar uzaklıkta hafif meyilli bir arazi üzerindedir. Türbenin içindeki alikalar, kapıdaki kemer hatta, muhtelif tarihlerde tamir edilmesine rağmen mimari şeklini kaybetmeyen kubbenin yapı tarzı Selçuklu üslubudur. Türbe tamamen Manisa’daki Saruhan Bey Türbesi’ne, kubbe, kapı kemeri ve pencereleri bakımından çok benzemektedir.

Tapduk Emre’nin türbesinde, ortada kendisininki olmak üzere, on mezar vardır. Bunlardan dördü çocuk birisi kadın, diğerleri erkek ve kız çocuklarıdır. Köylüler, bunların Tapduk Emre’nin ailesi efradı olduğunu söylüyorlar. Çoluk çocuğun mezar taşlarında ne olduğunu gösteren alametleri bulunduğu halde, ne Yunus Emre ve ne de şeyhi Tapduk Emre’nin mezar taşında yazı veya kim olduklarını gösterecek alamet yoktur.

 

Çağatay Uluçay

Kula Emre KöyüMurat KAYA